ANASAYFA,  KİTAP

Müslüman Olarak Dert Edinmemiz Gereken Bazı Konular

Müslümanca düşünme üzerine denemeler, Rasim ÖZDENÖREN’in 1985 yılında yayınlanan kitabıdır. Rasim ÖZDENÖREN ismini duymuşsunuzdur eminim. Kendisi Cahit Zarifoğlu’nun ” Bu insanlar dev midir?, Yatak görmemiş gövde midir?” diye bahsettiği yedi güzel adamdan birisidir. Geçmiş yıllarda Trt de Rasim Özdenören, Alaaddin Özdenören, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Akif İnan, Erdem Beyazıt, Cahit Zarifoğlu’nu konu alan ” Yedi Güzel Adam” dizisi yayınlanmıştı. Bugün benim size bahsetmek istediğim konu ise, Rasim Özdenören’e ait olan ”Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler” kitabıdır. Yazıma öncelikle sizi sorgulamaya ve düşünmeye mecbur bırakacak, kitaptan bir kaç alıntı ile başlamak istiyorum.

Çelişkili Durumlar

Üreticilerin, fiyatları düşürmemek için piyasaya mal arzetmekten kaçınıp stoklama yolunu tercih ettikleri bir dünyada, bir kısım insanların çıplak gezdiğini görünce, bu işin içinde bozukluk olduğunu söylemek için ekonomi tahsil etmeye gerek yok.

Kaliforniya’nın portakal bahçelerinde portakal toplamaya çıkmış yüz binlerce tarım işçisinin günde üç portakal karşılığında bütün gün çalışmaya mecbur bırakıldıkları için karınlarını doyuramadıkları, fakat bahçe sahiplerinin fiyatları düşürmemek için toplanan portakalları denize döktükleri bir dünyada bir bozukluk olduğunu görebilmek için Kaliforniya’ ya portakal toplamaya gitmiş olmamızda gerekmez.

İletişim araçlarının geçmişin hiç bir döneminde görülmediği biçimde çoğaldığı ve günlük hayatımızı doğrudan etkilediği bir dünyada, insanların fertler olarak iletişimsizlikten bu kadar yakındığı bir tablo ile karşılaşılıyorsa, bu işte de bir bozukluğun olduğunu teslim etmek zorundayızdır.

Rasim ÖZDENÖREN

Yukarıda ki üç çelişkili duruma baktığımızda, aslında problem olarak görülen konuların bizim kafa yapımızdaki bozulmalardan olduğunu görüyoruz. Cahiliye dönemindeki gibi taştan putlar yok belki ama malesef hepimizin kendi kafasında putları var ve farkında bile değiliz. Kimimiz lükse, kimimiz zenginliğe, kimimiz güce, kimimiz kıyafete, eşyaya düşkünüz. Zaafımız olan şey her neyse o bizim kafamızın içindeki putumuz ve maalesef bu putlar balta ile kırılıp parçalanacak putlar değil. Öncelikle müslüman olduğumuzun idrakına varmalıyız. Elhamdülillah müslüman ailelerde doğduğumuz için, namazı, Kur’anı, orucu büyüklerimizden görerek büyüdük. Biz sanıyoruz ki gördüklerimiz bize yeter, en büyük yanılgımız burada başlıyor; araştırmıyoruz ve okumuyoruz. İdrak etmek yerine taklit ediyoruz. Hepimiz İslam’ı bildiğimizi düşünüyoruz fakat belkide en az bildiğimiz şey o. Bildiğimizi düşündüğümüz için onun hakkında okuma, düşünme ihtiyacı duymuyoruz. Kendimizi başka başka konulara adıyoruz, yeni şeyler öğrenme derdine düşüyoruz. Bizim bu yanılgımızdan dolayı yukarıdaki gibi problemler ortaya çıkıyor ve bunları çözmeye çalışıyoruz, halbuki problem bizim kafamızın içindekiler ve ancak düşünme şeklimizi değiştirerek, İslamı anlayarak bunları çözebiliriz.

Müslümanca Düşünme Üzerine

Kitapta sizi düşündürecek bir çok konu ve İslamı anlamamamızdan kaynaklı olarak doğan yanlış sorulmuş sorular, şüpheler ve cevapları yer alıyor. Bunlardan bazıları;

  • Hayat, toplum, toplumsal ilişkiler günden güne değişiyor; oysa İslam’ın hukuk kuralları değişmiyor. Değişen toplumsal ilişkilerin ortaya çıkardığı yeni yeni sorulara, söz konusu değişmeyen kurallar muvacehesinde cevap verilebilir mi?
  • ” Dini ibadet”, ” dini günler” gibi kavramları kullanmak ne kadar doğrudur? Bir müslüman için dini olmayan ibadet, gün var mıdır?
  • Çağın gözüyle İslama’mı bakılmalı, İslam’ın gözüyle çağa mı?
  • İlk müslümanlar ile bugunün müslümanları arasındaki farklar nedir?
  • Kötü bir dünyada, iyi bir müslüman olarak kalınabilir mi?
  • Bilinçli müslüman kime denir?
  • Kalp temizliği müslüman olmak için yeterli mi?
  • ”an içinde yaşamak” İslamiyette ne anlama gelir, Batı’da ne anlama gelir?
  • Müslüman Allah’ın emirlerini hayata geçirmek için çalışırken, onun birey olarak nihai hedefi gerçekte nedir? Muzaffer olduğunu görmek mi? O, bu mücedelesinde zafer kazanmak için mi gayret gösteriyor.

İhtiyaçlar Sonsuz Değildir

Bu kitap benim için farkındalığımın gelişmesi yönünde bir adım oldu.Umarım sizinde bakış açınızı genişletecek ve değiştirecek bir pencere olur. Kitabı okursanız düşüncelerinizi benimle paylaşmanızı çok isterim. Çünkü hepimiz baktığımız manzarada, okuduğumuz kitapta kendi kafa yapımızın etkisi ile anlamlar çıkarıyoruz. Hepimizin anlamı farklı olabiliyor.

Yazımı kitaptan bir alıntı ile noktalamak istiyorum. Sağlıcakla kalın .

Ne gariptir ki, bu dünya, kendine değer verenlere hiçbir şey vaad etmiyor,fakat kendine değer vermeyenlerin arkasından koşuyor. Nitekim ” ihtiyaçlar sonsuzdur” varsayımından yola çıkanların gözünü bu dünyanın hiçbir şeyi doyurmaya yetmiyor ama yetinmesini bilenler sahip oldukları nimetlerin şükrünü nasıl eda edeceklerini bilemiyorlar.

ilginizi çekebilir; http://aytiti.com/cuma-gununun-karasi-olur-mu/

Bir yorum

Düşüncelerini Benimle Paylaş :)

%d blogcu bunu beğendi: