ANASAYFA,  GÜNCEL

Sıkılmak Kötü Bir Şey Mi?

Merhabalar nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Bir süredir bilgisayarı kucağıma alıp kafamdan geçenleri yazmaya fırsatım olmadı ve bu sebepten dolayı sizlerle de görüşemedik. Taşınma gibi yorucu ve zor bir süreçten geçtikten sonra bu gün evde koltuğa oturup sıkılma fırsatı buldum. Sıkılma fırsatı diyorum çünkü geçirdiğimiz yorucu bir ay sıkılmanın, yapacak bir şeyler aramanın ne kadar kıymetli olduğunu anlamamı sağladı. Aytiti.com’u açarken bana harekete geçme enerjisi veren etkenlerden biri sıkılmamdı. Eşimin mesleği sebebi ile yaşadığımız yerin küçük olması, benim iş imkanının yokluğundan dolayı çalışamam, içimde ki bir şeyler üretme açlığı aytiti.com fikrini doğurdu. Her şey bir sıkılma ile başladı..

Son bir ayda boyacı, mobilyacı, eşya kolileme, nakliye, yerleşme gibi bir sürü işle uğraşırken hiç oturup kendimi dinleme fırsatım olmadı. Gün içerisinde o kadar yoruluyorduk ki bir yazı, çizim vs yapma, kendimi ifade etmek için üretme ihtiyacı duymadım. Son bir ayda yaşadığım yoğunluk sürekli devam etse ne yapardım bilmiyorum. İnsanın kendine ayıracağı zamandan çalması, sıkılmaması için yorucu süreçlerden geçmesine de gerek yok maalesef. Elimizde ki telefonlar hayatımızdan vakit çalmak, sıkılmamızı önlemek için 7/24 görev başındalar. Her boşlukta telefonu elimize almak, saatlerce sosyal medyada gezinmek o an için sıkılmamızı önlüyor gibi aslında ama gün sonunda tek yaptığı saatlerimizi çalmak ve kötü hissettirmek. Halbuki onu kaldırsak ortadan, bir gün içerisinde ne kadar uzun vaktimiz olduğunu farkedeceğiz. Tüm sorumlulukları yaptıktan sonra bile kendimize minimum bir iki saat kaldığını göreceğiz. O kalan kıymetli iki saati hayatımızın daha iyi inşası için düşünmek, kendimizi dinlemek, hobilerimiz aracılığı ile kendimizi ifade etmek için kullansak, kendimizle geçirdiğimiz o zamanın ne kadar doyurucu olduğunu hissedeceğiz.

Sıkılmak kötü bir şey değil aksine itekleyen, harekete geçiren bir güç. Sıkılmamak için her fırsatta sosyal medyada başkalarının hayatına seyirci olmak yerine kendi hayatımız için harekete geçmeliyiz. İnsan sadece otursa bile beş dakika sonra aklına yapmak için aktiviteler, düşünceler, fikirler geliyor. Kendi içimizi renklendirmek yerine neden başkalarının yaptıklarına seyirci olalım?

Kendinize bir iyilik yapmanız ve sıkılmanız, üretmeniz dileğimle. Sağlıcakla kalın.

ilginizi çekebilir; http://aytiti.com/doganin-kazandirdigi-birkac-yeni-pencere/

Düşüncelerini Benimle Paylaş :)

%d blogcu bunu beğendi: