ANASAYFA,  KİTAP

ŞUBAT AYI PLANLAMASI ve CAHİT ZARİFOĞLU

Merhabalar. Bugünkü yazımda dün okumaya başladığım Cahit Zarifoğlu’nun günlüklerinden derlenen Yaşamak kitabından ve Zarifoğlu’nun 47 seneye sığdırdığı yaşamından bahsedeceğim. Ayrıyeten yazımda şubat ayı programımı paylaşacağım öğrenciyseniz veya ay içine sığdırmak istediğiniz bir çok aktivite varsa, plan yapmak her zaman en güzelidir. 2020’ye girerken haftalık planlar yapmanın yerine, aylık planlar yapmanın benim için daha verimli olduğunu fark etmiştim. Bununla ilgili yazımı okumadıysanız; http://aytiti.com/sade-bir-yasam-felsefesi-minimalizm-2/

2020 senesine girerken, her ay için planlamalar ve hedefler belirlemiştim. Ocak ayında hedefim olan; ukulele çalmayı öğrendim ve 6 kitap okudum. Şubat ayı için hedefim aylardır öğrenmeye çalıştığım ama ihmal edip öğrenemediğim, 3 boyutlu tasarım programı olan 3ds Max’i öğrenmek. Büyük hedef dışında kendime küçük planlamalar yaptım. Bunlar okuma ve izleme planları. Şubat ayı içinde okumayı planladığım kitaplar;

  • Cahit Zarifoğlu – Yaşamak
  • Freud – Amatör Psikanaliz
  • Server Yayınları – Güzel Ahlak
  • Sezai Karakoç – Yitik Cennet
  • Roger Garaudy – Geleceğimizde İslam Var
  • Sezai Karakoç – İslamın Dirilişi

Şubat ayı içerisinde izlemeyi planladığım belgeseller;

  • Explained belgeselinin birinci sezonunu ocak ayında bitirdim, bu ay ikinci sezonunu izlemek istiyorum.
  • Amazing İnteriors
  • Yaratıcı Beyin

Aylık okuma ve izleme planları yapmak o ayın benim için daha verimli geçmesini sağlıyor. Bir kitap ya da belgeseli bitirdiğimde sıra da hangisinin olduğunu bilmek vakit kaybını önlüyor.

ABDURRAHMAN CAHİT ZARİFOĞLU (A.C.Z)

Zarifoğlu soyadı gibi zarif bir adammış ki, kendisi Türk şiirinin ”zarif” abisi olarak tanınıyor. Benimde yeni öğrendiğim bir başka özelliği de; çocuk masalları yazan, çocukların Cahit amcası olan yanıdır. Çocuk yaşta babası ile manevi bir kopuş yaşamış ve hayatının geri kalanını yalnızlığın kıyısında inandığı şeyler uğruna savaşarak geçirmiş. Kendisinden kısaca şu şekilde bahsetmiştir: ” 1940’ta Ankara’da doğdum. Rahmetli babam hakimdi. Bu vesile ile çocukluğum Güneydoğu’da geçti. İlkokula Siverek’te başladım. Maraş ve Ankara’da bitirdim. Ortaokula ise Kızılcahamam’da başladım, liseyi Maraş’ta tamamladım. Aslen Maraş’lıyım. Ceddimiz 300 sene önce Kafkasya’dan gelip Maraş’a yerleşmişler. Bunlar üç kardeşmiş ve birinin adı Zarif’miş. İşte bizim aile bu Kafkasya’lı Zarif’ten geliyor. Daha çok bu sebeple olacak Kafkasya’yı çok seviyorum.”

Zarifoğlu hayatının büyük bir çoğunluğunu yalnız ve insanlardan kaçarak geçirmiş. Çocukluğundan itibaren ayakta kalmaya ve yıkılmamaya çalışan Zarifoğlu, kimseye muhtaç olmamak için kopan düğmelerini kendisi diker, kendi yaptığı yemeklerle bazen dostlarına ziyafet verirdi. Babasının küçük yaşta gitmesinden sonra kendisinde, kişi her şeyi kendisi öğrenmeli, yapabilmeli düşüncesi oluşmuştu. Yalnız kalan anneye yük olunmazdı..

Zarifoğlu’nun Eğitim Hayatı

Rasim Özdenören, Erdem Beyazıt, Nuri Pakdil gibi isimlerle Maraş lisesinde okuyan Zarifoğlu o kadar durağan ve içine kapanıkmış ki, sakin ve bilgelikle yaşadığı için arkadaşları onu ” Aristo” diye çağırmaya başlamışlar. İkinci lakabını ise Üstad Necip Fazıl takmıştır; artist. Evde tek başınayken radyodan klasik batı müziği dinlemeyi seven şaririn bir diğer hobisi de güreş tutmaktır. Tek tutkusu güreş tutmak olmayan Zarifoğlu’nun en büyük hayali pilot olmaktır. O dönem Türk Kuşu Derneğine başvurmuş ve seçilen adaylarla beraber pilotluk eğitimi almıştır. Bu uğurda okuduğu liseyi dahi yarıda bırakmıştır. Ancak eğitim sonunda yapılan sağlık testinde gözünde ve kulağında problem olduğunu ve uçak kullanma ehliyeti alamayacağını öğrenir. Zarifoğlu’nun kanatları kırılmıştır. Bu durum onu daha da yalnızlığa sürükler. Liseye geri döner ama devamsızlık, sınıf tekrarları ile liseyi zor bitirir. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul’a gelir ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümüne yazılır. Okurken yaşadığı maddi sıkıntılar ve çalışma zorunluluğundan dolayı, üniversiteyi de on yılın sonunda bitirebilmiştir.

O yıllarını Zarifoğlu şu şekilde anlatıyor: ” Liseden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdim. Öğrenciliğim sırasında çalışmak zorundaydım. Muhtelif gazetelerde sayfa sekreteri olarak çalıştım. Bu yüzden tahsilim ağır aksak ilerledi. Bütün bunlar zarfında vazgeçmediğim değişmeyen, istikrarlı bir yönüm vardı, o da şairliğim ve yazarlığımdı.”

Zarifoğlu’nun Otostopla Avrupa Gezisi

Zarifoğlu’nun kendine ait tutkuyla bağlandığı çok şey vardı. Serüvenci, girişimci ve gezgin bir ruha sahip plan şair, otostopla Avrupa’yı bir uçtan bir uca dolaşmıştır.

Necip Fazıl’ın Nikah Şahitliği

İçinde sürekli yalnızlığı ve kimsesizliği taşıyan şair, Necip Fazıl’ın müdahalesi ile kendine yeni bir yaşam kurar. Üstat ona münasip bir eş bulmuştur. Bu eş Üstadın hocası Abdülhakim Arvasi soyundan Berat Hanım’dır.

Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak

Zarifoğlu pankreas kanseridir. Günden güne erir, sık sık dostları gelir ziyaretine onlara kötü olduğunu belli etmek istemez. Bir gün kendisine refakat eden Erdem Beyazıt’ın elinden tutar ve ” Erdem, kırlarda çiçekler artık bensiz açacak.” der. 1986’da son şiir kitabı Korku ve Yakarış yayınlanır. Vefatına kadar Trt Genel Müdürlüğü, Trt İstanbul Radyosu, muhalif gazeteler gibi bir çok yerde çalışan şair, 1984 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülünü alır. 7 Haziran 1987’de yarine kavuşur.

“Seçkin bir kimse değilim
ismimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı
diliyorum”

Şuan elimde Zarifoğlu’nun günlüğü Yaşamak var. Bir an önce bitirmek için sabırsızlanıyorum. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Sağlıcakla kalın.

Düşüncelerini Benimle Paylaş :)

%d blogcu bunu beğendi: