ANASAYFA,  FİLM&BELGESEL

UZAY ve GEZEGENİMİZ MERAKLILARINA; 1 DİZİ& 1 BELGESEL

Bilimkurgu türünde, özellikle uzay ve gezegenimiz ile ilgili videoları izlemekten çokca keyif alan biri olarak, son üç haftadır izlediğim dizi; The 100 ve Our Planet (Gezegenimiz) belgeselinden bahsetmek istiyorum. Ben ikisini de Netflix’den izliyorum ama google’da arattığınızda da başka sitelerden izleme imkanınız var.

The 100

The 100 dizisi konusu ile çok dikkatimi çekmiş izlerken bu merakımı tatmin etmiş bir dizidir. 6 sezonu yayınlandı, 7. sezon 2020’de gösterime girecek ve 7. sezonun final sezonu olduğu açıklandı. Konusuna gelecek olursak; dünyada nükleer bir patlama gerçekleşiyor ve gezegenimiz yaşanmaz hale geliyor. Bazı insanlar Ark adı verilen uzay istasyonuna kaçarak hayatını kurtarabiliyor. İnsan ırkından geriye kalan son insanlar 97 sene Ark’ta yaşadıktan sonra, Ark’ta teknik arızadan dolayı oksijen yetersizliği problemi ortaya çıkıyor. Ark konseyi de, nüfusu azaltarak, çözüm bulma süresini arttırmak istiyor. Böylece belirli suçlar işlemiş genç 100 kişi, ölümleri göze alınarak yer yüzüne, gezegenimize gönderiliyorlar. Tüm olaylar da bu yolculuktan sonra gelişmeye başlıyor.

Karakterlerin 6 sezonluk süreçteki gelişimleri, alınmak zorunda olan bazı kararların tekrar alınmak zorunda kalması, tarih tekerrürden ibarettir sözünün doğruluğu fazlaca hissediliyor.

GEZEGENİMİZ

gezegenimiz

Gezegenimiz belgeseli, Netflix’in orjinal belgesellerin birisidir ve bu sene yayınlanmıştır. 1 sezonluk olan mini dizi belgesel 8 bölümden oluşuyor.

Birinci bölüm; Tek Gezegen’de gezegenimizin çeşitliliği ele alınmıştır. İkinci bölüm; Donmuş Dünyalar’da iklim değişikliğinde dolayı zarar görmüş kutup ayıları, denizaygırları, foklar ve penguenlerin yaşam mücadelesi ele alınmıştır. Buzların erimesi ile birlikte, kutuplarda yaşayan pek çok hayvanın hayatı tehlike altında ve dolaylı yoldan bu bizim hayatımızı da etkileyecek. Üçüncü bölüm; Yağmur Ormanları’nda, tropikal ormanlar ve yağmur ormanları, izlediğinizde kendilerine hayran bırakan kuş türleri, akıllı orangutanlar, karıncalar gibi inanılmaz çeşitlilikteki hayvanlar ele alınmıştır. Dördüncü bölüm; Sığ Denizler’de; köpek balıklarından deniz kestanelerine kadar, % 90’ı sığ denizlerde yaşayan canlılar ele alınmıştır. İnsanlığın devamı için bu habitatların devamının önemini izleyince göreceksiniz.

Beşinci bölüm; Çöllerden Çayırlara’da, yiyecek arayan çöl filleri, Kuzey Amerika çayırlarında dolaşan bizonlar, yer altında yaşayan tırtıllar ele alınmıştır. Altıncı bölüm; Açık Denizler’de, çok sayıda güzel ve bir o kadar da tuhaf canlının yaşadığı derin, karanlık ve ıssız okyanuslar ele alınmıştır. Yedinci bölüm; Tatlı Sular’da, tatlı suyun tüm canlılar için önemi ve maalesef tatlı suya erişimin zorlaşmış olması ele alınmıştır. Sekizinci bölüm; Mevsimlik Ormanlar’da, kel kartallar, av köpekleri, sibirya kaplanları gibi korkutucu görünen hayvanlar ele alınmıştır. Belgesel bittiğinde, gezegenimizde yaşayan, insanlar dışındaki bir çok canlıdan haberdar oluyorsunuz ve aslında tüm canlıların birbirlerine bağlı bir zincir şeklinde yaratıldığının bilincine varıyorsunuz. Bizim gezegenimize verdiğimiz zarar, tahmin edemeyeceğimiz kadar çok canlı türüne zarar veriyor, onların zarar görmesi başka canlıları etkiliyor.

The 100 dizisi ve Gezegenimiz belgeselinin bana kattığı ortak farkındalık bu bilinçti. Yaratılmışların en üstünü, akla sahip olanı biz olabiliriz ama doğanında yaratılıştan beri kendi içerisinde bir düzeni var. Bizler sadece bu düzenin parçasıyız. Gezegenimizin sahibi gibi davranamayız, sebep olduğumuz şeylerin birçok canlı türünün sonunu getirdiğini, dolaylı olarakta kendi sonumuzu getirdiğimizin farkına varmalıyız. Bir başka yazıda görüşmek üzere, iyi seyirler, sağlıcakla kalın!

ilginizi çekebilir; http://aytiti.com/big-fish-filmi-ve-bana-kattiklari/

Bir yorum

Düşüncelerini Benimle Paylaş :)

%d blogcu bunu beğendi: